15 Mart 2012 Perşembe

BEYAZ ÖNLÜKLÜ...

                   Ben yine bir soğuk yüzlü yalnızlıkla arkadaşlık yapmak zorunda kaldım bugün. Bana verdiği fazla bir şey yoktu, kendimle yüzleşmem ve daha pek çok kötü varsayımı saymazsak. Ara sıra rüzgar da eşlik ediyordu ya bize, bugünlerde o da çekti gitti bir bilinmeze.
                   Olsun, ben yine de iyimserim. Yalnızlıkla arkadaşlığımız iyi değil fakat çok eski bu bile çoğu zaman teskin eder firaklardan, ayrılıklardan bıkmış yüreğimi. Zaten bana her gidenin yadigar bıraktığı şeydi o ve benden gitmeyen en vefalı arkadaştı. Giden diğer arkadaşlardan, dostlardan izler bulmak kolaydı onda hep bir elem, hep bir acı ve hep bir hayal kırıklığı tadında ve adında olsada... ama şöyle de bir gerçek var ki o izler yalnızlıkla gelmeden evvel yüreğime işlendi benim, bu yüzden gereksiz görüyorum yalnızlığın bu tarafını ve belki de bu yüzden soğuk duruyorum ona, her şeyiyle beni sarmasına rağmen. Yok, yok ben kızgınlığımı ondan alıyorum, anladım ki yalnızlığın getirdiği vefa bile olsa soğuk, karanlık ve itici oluyormuş.
                   Sen bilirsin anlatmıştım daha önce, ben ne kadar mutlu olmaya çalıştıysam sonu hep daha büyük bir hüsran oluyor. Hani geçenlerde çocukluğumdan kalan ve beni mutlu eden bir alışkanlığımı tekrarlayıp mutluluğun elinde tutmaya çalıştım. Hatırlıyorsun değil mi? Böyle bir gündü yine, soğuk, yarı karanlık ve yağmurlu. Dışarı çıktım bir elimde sen ve diğer elimde nerden bulduğumu bilmediğim bir şemsiye. Yağmur yağıyordu ve benim en büyük keyfimdi yağmur damlaları ile ıslanmak. Elimde tuttuğum şemsiye buna engel oluyordu. Onu elimden atsam mutluğun elleri yapışacaktı ellerime biliyorum ama cesaret edemedim. Eskisi gibi olmayacağımdan korktum. Mutluluk ıslanan paçalarıma kadar uzandı ve orda kaldı ve sonra sıcak odamda beni terk etti. Beyaz önlüklü, bu korkumun gereksiz olduğunu söyledi ve eskilerden kalmış olabileceğini. Ben fazla da düşünmedim düşünmek çünkü onun işin. İşte bu sondu, son vazgeçmişliğimdi ama şunu anladım mutluluk bir şeyleri feda etmeden insanın ellerinden tutmuyor, benimse bir şemsiyeden ve senden başka feda edebileceğim hiçbir şeyim yok.
                  Yoruldum yine ve yine odamda istemsiz bir yağmur başladı, üzgünüm bu günlük de bu kadarmış beraberliğimiz. Şimdi diğer bir beraberliğe doğru ilerliyor vakit…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder